
Dr. Özlem Özcan
Çocuk ve Genç Psikiyatristi
1988 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimimi tamamladım. Çocuk ve Genç Psikiyatri Uzmanı unvanını aldıktan hemen sonra kendi kliniğimi kurarak çalışmalarımı özel olarak sürdürmeye başladım.
Bugün, kendi adımı taşıyan Dr. Özlem Özcan Çocuk ve Genç Psikiyatri Kliniği’nde çalışmalarıma devam ediyorum. Kurucusu olduğum kliniğim için 2012 yılında Türk Patent Enstitüsü’nden marka tescil belgesi aldım.
Kliniğimde ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirmenin ardından aile görüşmesi gerçekleştiriyorum. Bebeklik döneminden yetişkinlik dönemine kadar farklı yaşam evrelerinde yaşanabilen psikolojik sorunları ve psikiyatrik problemleri klinik olarak ele alıyor; psikoterapiler ve farmakoterapiler (ilaç tedavileri) uyguluyorum.
İnsanın biyopsikososyal bir varlık oluşu nedeniyle, bebeklik, çocukluk ve gençlik dönemi çok özenle değerlendirilmelidir.
Uzun yıllar emek verdiğim klinik çalışma hayatımda, klinik değerlendirmenin en önemli veri olduğunu düşünüyorum. Bebek, çocuk ya da bir genci değerlendirirken, varlığını sürdürdüğü fiziksel, sosyal ve psikolojik ortam birlikte ele alınmalıdır.
Klinik değerlendirme çoğu zaman belli bir süre alır. Mesleki deneyim klinik değerlendirmede son derece değerlidir. Çok farklı açılardan bakabilmeye, kalıplaşmış yaklaşımları esnetebilmeye, her dikkat çeken davranışın, belirtinin bir hastalık tanısı koydurmayacağını anlamaya yardımcı olur.
Psikoterapi çok değerli bir tedavi yaklaşımıdır. Ancak psikoterapi empati yetisiyle yakından ilişkilidir. Empati o kadar önemlidir ki Zen öğretilerine göre, empati ve anlayış bir nevi "başkasının ayakkabılarıyla yürümek" demektir. Hatta bir Kızılderili deyişinde söyle bir söz vardır: "Birini yargılamadan önce onun makosenleri içinde bir mil yürü."
Çocuk ve genç psikiyatri uzmanı olarak, sağlıklı toplumlar için sağlıklı bir bebeklik-çocukluk-gençlik döneminin gerekliliğini sürekli vurgulamaya çalıştım.
Kişisel yaşantımda düzenli spor yapmak, yoga, tenis ve yürüyüşe zaman ayırmak önemli bir yer tutuyor. Sürekli okumak, seyahat etmek, müzik dinlemek, araştırmak ve başkalarına yardımcı olmak da yaşamımda değer verdiğim uğraşlar arasında.
Kişisel yaşantımda önemsediğim üretkenliğin, çalışma arzusunun, motivasyonun danışanlarımdaki yansımalarını gördükçe mutlu oluyorum. Nazik olmanın, anlayışın ve hoşgörünün değerini hissettirebildikçe mutluluğum artıyor.
Güzellik nerededir? Diğerleri gibi ölmeye mahkum büyük şeylerin içinde mi, yoksa hiçbir iddiada bulunmadan, anın içinde bir sonsuzluk tomurcuğu yerleştirmeyi bilen küçük şeylerde mi?
İletişime geçin